Daha İyi Bir Toplum Yaratma İdeali
Öjeni, “Daha İyi Bir Toplum Yaratma İdeali”nin adıdır. Doğanın “doğal ayıklama” ve “iyi olanın yaşaması” gerçeğine dayanan öjeni düşüncesi, fiziki özelliklerin yanı sıra karakter ve kişilik özelliklerinin de genetik olarak edinildiğini ve fiziksel özelliklerle birlikte geçtiği gerçeğinden hareket eder.
Toplumda iyi soy (pozitif öjeni) özelliklerine sahip olanların sayısının çoğalması, kötü soy (kakojen) özelliklere sahip olanların ise sayısının azaltılması, öjenik ideallere temel oluşturur.
İyi soy özelliklerine sahip ailelerin vergi indirimi, aile yardımı vs. gibi araçlarla çocuk sahibi olmasının özendirilmesi, üremesi sakıncalı olan insanların ise doğum kontrolü, zorunlu kısırlaştırma ve kürtaj gibi yöntemlerle çoğalmalarının engellenmesi, öjeninin daha bir insan ırkı yaratmak için kullandığı yöntemlerdir.
Büyük filozof Nietzsche'nin dediği gibi:“İnsan eksik, tamamlanmamış bir varlıktır, açıktır her şeye: Gerisin geri de gidebilir, sağa sola da sapabilir, yukarılara da yükselebilir. Öyleyse insanın yönünü belirlemeli. İnsan eksiktir, ama bu eksiği kendisi giderecektir; kurtuluş kendisinden gelecektir ona; şimdiye dek kendi dışında sanarak yücelttiği varlıkların bütün görkemi, güzelliği onun olacaktır. İnsan, kendi içinde kalarak gerçekleştiremez bunu; insan varlığının yöneldiği, hedef bildiği bir örnek koymak gerek onun üstüne: Üstinsan. İnsan, var gücünü seferber ederek bu örneğe doğru ağmasında hep kendini aşmaya çalışmalıdır.İnsanın erek olarak hiç bir büyüklüğü yoktur çünkü; o ancak, köprü olarak değerlidir: Üstinsana götüren köprü. Üstinsan, yalnız insanın değil, bütün dünyanın anlamıdır; yeryüzünde var olan her şey, Üstinsanın yaratılmasına katıldığı ölçüde haklı çıkarabilir varlığını. Üstinsandan yoksun insan, kargaşadan, yıldız doğurmamış bir karanlıktan başka bir şey değildir. Zaman gelmiştir: İnsan, bir an önce kargaşasını, kendine anlam veren bir düzene çevirmezse, yıldız doğurtmazsa karanlığına, yok olacaktır.”
Zeka sadece teknoloji yaratmak ile ilgili değildir. Eğitim görmüş, hatta üniversite mezunu çok sayıda kişinin saçma sapan tarikatların peşine takılması, aptalca inançları benimsemesi ve bu inançları yüzünden intihar etmesi bunun en belirgin delilidir.
Sağlıklı düşünceler, ancak sağlıklı zihinlerin eseri olabilir. Şiddet, cinayet, aptalca inançlara saplanma, işkence ve tecavüz eğilimi gibi şeyler ise hep hastalıklı beyinlerin ürünüdür.
Dolayısıyla insanın mükemmeleştirilmesi ve bu amaca ulaşmak için ise Irk Islahı gereklidir.Toplumu, sadece bariz zihinsel özürlülerden değil, gizli zihinsel özürlülerden de temizlemek lazımdır. Doğuştan gelen fiziksel ve zihinsel özürlü sahibi olanların, çocuklarının ve toplumlarının geleceklerini karartma hakkı yoktur. Bu sebeple bu insanların kısırlaştırılmaları ve bazı özel durumlarda Öte-Nazi uygulanması kaçınılmazdır.
Bazıları bunun dinen günah olduğunu iddia etsede, bu tezleri temelsizdir. Zira Yüce Allah bize Kamil İnsan olamaya çalışmamız gerektiğini, doğaya ve diğer canlılara (bu arada kendimize de) egeme olmamız gerektiğini söylemektedir. Bize akıl vermiştir ve onu kullanmamızı istemektedir.Genetik bozukluklarda tıpkı kanser gibi bir hastalıktır ve hastalıklarla mücadelede her türlü yönteme başvurulabilir.
Bilimsel olarak doğru olan bir şeyin, ahlaki olarak yanlış olması düşünülemez. İnsanın dünyada yaşayabilmesi için doğaya egemen olması şarttır. Doğaya egemen olmasını bilmeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır. Doğa onları, kendi unsurları içinde ezmekten, boğmaktan, yok etmekten ve ettirmekten çekinmemiştir.Bu yüzden tabiat kanunlarından, dolayısıyla da ırk ıslahı politikalarından kaçış söz konusu olamaz.
Öjeni, sağlıklı bireyler, düzenli, disiplinli, programlanmış, saf ve iyi özelliklere sahip bir toplum düzeni ve halk birliği sağlanmasında bir araçtır.
Kalıtımla ilgili gerçekler bilimsel ilgi alanına girmeye başladığı tarihten bu yana, bilim ve siyaset çevrelerinde öjenik olanlarla, yani insan neslinin soyaçekim yoluyla ıslahının mümkün olduğuna samimiyetle inananlarla, anti-öjenikler yani öjeninin insan haklarına ve onuruna saldırı olduğunu iddia edenler arasında bir tartışma süregelmektedir. Öjeni karşıtları, toplumun şiddet, tecavüz, zeka özürü vs. gibi kusurlu insanlardan arındırılmasını insan haklarını öne sürerek engellemekte; şiddete eğilimli, zeka özürlü veya körlerin çocuk yaparak başkalarının da hayatını mahvetmesini ise insan hakkı olarak görerek savunmaktadır. Oysa mesela, 2Y Kromozomuna sahip insanların üremesi engellense veya bu gene sahip çocuklar, genetik olarak düzeltilse, şiddet ve tecavüz oranı önemli ölçüde düşecektir. Zira bir insanda normalde tek Y Kromozomu vardır. 2Y Kromozomunun olması ise, o kişinin şiddete daha fazla eğilimli olmasına yol açmaktadır.
Aslında insan haklarına aykırı olan, insanların acı çekmesine sebep olan bugünkü düzenin sürmesidir.